Bir padişah acemi bir köle ile gemiye binmişti. Köle hiç deniz görmemiş, geminin mihnetini tatmamıştı. Ağlamaya, inlemeye başladı. Tir tir titriyordu. Avutmak için çok uğraştılar, ama bir türlü sakinleşmedi. Padişahın keyfi kaçtı.
Herkes aciz bir vaziyetteyken gemide bulunan yaşlı bir adam padişahın huzuruna çıktı, Müsaade buyurursanız ben onu sustururum dedi. Padişah da lütfetmiş olursunuz dedi.
Yaşlı adam emretti, köleyi denize attılar. Köle birkaç kere suya battı çıktı. Sonra saçından yakaladılar, gemiden tarafa çektiler. Köle gemiye yaklaşınca iki eliyle dümene asıldı, oradan gemiye çıktı, bir köşede uslu uslu oturmaya başladı.
Yaşlı adamın yaptığı iş padişahı hayrete düşürdü. “Bu işteki hikmet nedir ?” diye sordu.
Yaşlı adam cevap verdi: “Köle evvelce suya batmayı tatmamıştı. Gemideki selâmetin kıymetini bilmiyordu. İşte huzur ve saadet de böyledir, bir felâket görmeyen kimse, huzurun kıymetini bilemez.”
Site içerisindeki bazı konulara burdan hemen ulaşabilirsiniz..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hayatın bize kattıkları aldıkların fazla mı?
YanıtlaSilKaybedilen tek birşeyi tüm hayatımıza mal etmek
ne kadar doğru.Elimizdeki nice ğüzellikleri
görmek için inadına gözlerimiz neden kapanır ki......Onları kaybedince mi anlıyoruz hayatımızdaki rollerini.....
Hadi elimizdekilerin kıymetini bilmeye çalışalım
kaybetmeden önce.
"İhtiyarlamadan gençliğin, hastalanmadan sağlığın, fakirleşmeden zenginliğin, işler çoğalmadan boş vaktin, ölüm gelmeden hayatın kıymeti bilinmelidir. Bilen kazanır.”
YanıtlaSilELİMİZDE İKEN FARKINA VARAMADIĞIMIZ, KIYMETİNİ BİLEMEDİĞİMİZ NİCE ŞEYLERE SAHİBİZ : Başta sağlığımız, düşünebilmemiz, sevebilmemiz, gülebilmemiz, görmemiz, işitmemiz, yürümemiz ve hissetmemiz...
Peki, sahip olduklarımızın KIYMETİNİ BİLMEK VE ANLAMAK İÇİN İLLÂ ONLARIN ELİMİZDEN ÇIKMASI VE ONLARI KAYBETMEMİZ Mİ GEREKİR ?..